Saturday, March 17, 2012

Türk sanayicisi Brezilya ve Latin Amerika’yı keşfetmeye başladı

Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) tarafından gerçekleştirilen “Brezilya Otomotiv Sanayi” bilgilendirme seminerinde; UİB Genel Sekreter Yardımcısı Özcan Kolbaşı tarafından yapılan açılış konuşmasını müteakip Brezilya Fahri Konsolosu Silvyo Benbassat, Aktaş Grup Brezilya Fabrikası Müdürü Ömer Kürşat Evci, İGEME Brezilya Ülke Masası Sorumlusu Şube Müdürü Esin Şen ve Aktaş Grup Yönetim Kurulu Başkanı Şahap Aktaş tarafından Brezilya Otomotiv Endüstrisine ilişkin son derece faydalı bilgiler katılımcılara aktarılmıştır. 


Brezilya’ya otomotiv sanayi alanında yatırım yapan 2. Türk firması Aktaş Grup Brezilya Fabrikası (Sao Paulo) Genel Müdürü Ömer Kürşat Evci ise ülkedeki deneyimlerini ve otomotiv sanayi hakkındaki güncel bilgilerini paylaşmıştır. THY iki ülke arasında doğrudan seferler başlatmıştır: “Ülkenin GSMH’nın %28’ini sanayi oluşturmaktadır. Sanayinin kalbi ise Sao Paulo olarak görülmektedir. Ülkedeki yatırımla Kuzey,Orta ve Güney Amerika başta olmak üzere Afrika ve Güneydoğu Asya ile de ticaret yapmak mümkündür. Ülkenin 2009 yılı yan sanayi ihracatı 6,7 milyar USD, ithalatı ise 9,1 milyar USD seviyesindedir. 2008 yılında üretilen 3,3 milyon aracın 2,6 milyonu binek, 450 bini hafif ticari, 170 bini kamyon, 45 bini ise otobüs sınıfındadır. Bunların haricinde traktör üretimi mevcuttur.” demiştir. Aktaş Group’un Brezilya’daki yatırımı Aırtech firmasının Genel Müdürü Ömer Kürşat Evci ise, Brezilya otomotiv pazarı hakkında gerçekleştirdiği sunumunda, AB şirketlerinin Brezilya’da çok önemli bir güce sahip olduğunu belirtti. Ancak Türk sanayicisinin de Brezilya ve Latin Amerika’yı keşfetmeye başladığını vurgulayan Evci, “Brezilya dünyanın dördüncü büyük otomobil tüketici pazarı ve otomobilden, kamyona, minibüsten, otobüse kadar bütün sınıflar mevcut. Bu pazarı çok iyi değerlendirmeliyiz” dedi. 
Konuşmasında Brezilya pazarına ulaşmak için Brezilya’nın komşularını da çok iyi tanımak gerektiğinin altını çizen Evci, Latin Amerika ülkeleri arasında çok sıkı bağların bulunduğunu ve Türkiye’den Brezilya’ya gönderilecek bir ürünün tüm Latin Amerika ülkelerine ulaşma şansının büyük olduğunu ifade etti.
 
AUTOMEC FUARI ÇOK ÖNEMLİ BİR FIRSAT
Latin Amerika’nın en önemli otomotiv fuarlarından biri olan ve Brezilya’nın Sao Paulo kentinde düzenlenecek Automec  Fuarı’na ilişkin bilgiler de veren Evci, “Gerek Brezilya ve Latin Amerika’daki büyük pazarlara ulaşma, gerekse de ikili ticarete dönük faaliyetleri geliştirebilme anlamında bu fuar çok önemli. Otomotiv yan sanayide önemli bir ithalatçı konumundaki Brezilya’da payımızı artırmak istiyorsak bu fuar kaçırılmayacak bir fırsat” şeklinde konuştu.



     Aktaş Grup Yönetim Kurulu Başkanı Şahap Aktaş ise bir girişimci olarak; Brezilya’da bürokrasinin Türkiye’den daha ağır olduğunu; bazen bir şirket kuruluşunun 4 – 6 ay sürdüğünü; ancak bu ülkenin bir fırsatlar ülkesi olduğunu belirtmiştir. “En önemli gelişme iki ülkenin birbirini partner ülke olarak görmesi için yapılan politik girişimlerdir. Bu ülkedeki otomotiv sanayi büyük ve gelişmeye açıktır. Raylı sistemler gelişmediği için taşımacılıkta kara yolu ağırlığını korumaktadır. Türk firmaları ile Brezilya’daki fabrikaları için ortaklık yapmak isteyen firmalar bulunmaktadır. Sao Paulo’da yapılacak Automec fuarı sanayinin geniş katılım sağladığı bir fuardır ve Türk firmaları da bu fuara katılım sağlayabilirler.” demiştir.





Brezilya, Türkiye ve Vietnam Menşeli vizkon iplik için anti damping soruşturması sonucunda ithalat vergilerini yükseltti.

Bu konuda 2011 sonunda aşağıdaki bülten yayınlanmıştı.

http://www.batibay.com/brezilya-vizkon-iplik-anti-damping-sorusturmasi2.html

Ne yazık ki bu çabalarımız sonuç vermedi ve Brezilya hükümeti ithalat vergilerini 2012 Şubat itibariyle yükseltti.

Bülten Sıra No: 2011/341

Tarih: 16.09.2011

Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğün'nden alınan bilgiye göre, Brezilya tarafından ülkemiz ve Vietnam menşeli 5509 51 00, 5510 11 00, 5510 12 00, 5510 20 00, 5510 30 00 ve 5510 90 00 GTİP'li viskon iplik ithalatına anti damping soruşturması açıldığı bildirilmiştir.

12 Eylül 2011 tarihli Brezilya Resmi Gazetesi'nde yayımlanan bildirimin halihazırda mevcut olan Portekizce bir örneği ve gayriresmi Türkçe tercümesi ekte yeralmakta olup bu bildirimin tam tercümesinin yapılması ve ayrıca ülkemiz aleyhine bir sonuç ortaya yaratmaması açısından çalışmalara başlanmıştır.
...
Ayrıca, soruşturma çerçevesinde ilgili taraf olarak başvuruda bulunmak isteyen firmalarımız tarafından 1 Ekim 2011 tarihine kadar aşağıda adresi yeralan Brezilya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na Portekizce noter tasdikli bir dilekçeyle başvuruda bulunması gerekmektedir.

Wednesday, March 14, 2012

Saturday, March 10, 2012

O primeiro ouro do Brasil no Mundial Indoor de Atletismo, em Istambul, na Turquia

Mauro Vinicius voa para buscar o primeiro ouro do Brasil no Mundial
globoesporte.com
Mauro Vinicius brilhou na final do salto em distância e garantiu o primeiro ouro do Brasil no Mundial Indoor de Atletismo, em Istambul, na Turquia. O atleta natural de Presidente Prudente (SP) não repetiu o grande desempenho das eliminatórias, ..

A Oxford Porcelanas encontrou na Turquia inspiração para o desenvolvimento de algumas das suas novas coleções para 2012.

http://diariodonordeste.globo.com/materia.asp?codigo=1113891

Luxo da Turquia
A Oxford Porcelanas encontrou na Turquia inspiração para o desenvolvimento de algumas das suas novas coleções para 2012. A cidade mais cosmopolita do país, Istambul, a Igreja de Santa Sofia e o Grand Bazzar, que é considerado o maior e mais antigo mercado coberto do mundo, foram as escolhas da empresa para representar nas suas peças de aparelhos de jantar toda a simbologia Turca, com tons vibrantes e com suavidade e beleza.

Friday, March 9, 2012

O laboratório hidráulico da Andritz Hydro Inepar do Brasil testa usina no rio Tigre, na Turquia

O laboratório hidráulico da Andritz Hydro Inepar do Brasil testa usina no rio Tigre, na Turquia

http://www.energiahoje.com/online/eletrica/hidro/2012/03/08/447840/andritz-testa-usina-turca.html

Andritz testa usina turca
O laboratório hidráulico da Andritz Hydro Inepar do Brasil vai testar modelo reduzido de turbina da usina Ilisu (1.200 MW), em construção no rio Tigre, na Turquia. O objetivo é comparar os dados apurados em instalações internacionais semelhantes e buscar melhorias de desempenho que serão agregadas no processo de fabricação das seis máquinas previstas para o empreendimento, cada uma com 200 MW.

O contrato da Andritz para fornecimento dos equipamentos eletromecânicos da Ilisu, projeto de investimento estatal, é da ordem de US$ 421 milhões.

O laboratório Ophir Ruy Woitowicz fica em Araraquara (SP) e está em operação desde de novembro de 2010. Custou R$ 15 milhões e é o único em sua categoria no Brasil.

Tuesday, March 6, 2012

Brezilya'nın Sao Paulo şehrinde akaryakıt kuyrukları oluştu

Tarih 6 Mart 2012

Türkiye'de uzun zamandır görülmeyen bir manzara bugün Sao Paulo sokaklarını teslim aldı, akaryakıt kuyrukları. Sao Paulo şehrine zamanında çevreyolu gibi hizmet görmesi için inşaa edilen ama zamanla şehrin içinde kalarak işlevini kaybeden Marginal Tiete karayolundaki trafik sıkışıklığı artık gün veya saat bilmiyor. Devamlı kötüye giden bu duruma son çare olarak Sao Paulo Belediyesi kamyon ve ağır vasıtaların bu ana hattaki trafiğine belli saatlerde izin vermeme kararı aldı. Buna benzer kararlar daha önceden şehir içi ana hatlar "23 Maio" ve "Avenida Bandeirantes" için uygulanmış ve belli bir müddet için başarılı olmuştu. Ancak bu sefer kamyoncular ve nakliyeciler sessiz kalmadılar. Dün belediyenin bu yeni uygulamasına protesto olarak şehre akaryakıt sevkiyatını durduran nakliyeciler sendikası, bu eylemini ısrarla sürdürüyor. Bugün akşam saatlerinde şehir içerisindeki birçok benzin istasyonunda akaryakıt bitti. Halk, büyükşehire komşu diğer belediyelerdeki istasyonlarda uzun kuyruklar oluşturdu. Belediye başkanı Gilberto Kassab'ın gün içerisinde eylemcileri şantajcı ve haydutlar olarak tanımlayarak anlaşmaz ve kesin bir tavır sergilemesi, gerginliği artırdı. Halk sorundan çıkış yolunu göremeyince korku içerisinde benzin istasyonlarına akın etti. Ekim ayında yapılacak yerel seçimlerin en büyük çekişme meydanı olan Sao Paulo şehrinde başkan Dilma'nın işçi partisi PT'nin adayı Fernando Haddad. Karşısında eski belediye başkanı ve başkanlık adayı Serra ile şu andaki belediye başkanı Kassab'ın oluşturduğu ittifak var. İçimden bir ses, bu son akaryakıt kargaşasının bu çekişmenin ilk raundu olduğunu söylüyor. İşçi ve sendika kanallarına hakim olan işçi partisi PT'nin böyle bir organizasyon payı olmaması mümkün mü?

Saturday, March 3, 2012

O Brasil acompanha a Turquia, que comanda as negociações de paz na região, e manterá em funcionamento a embaixada em Damasco.

Depois da Grã-Bretanha, França fecha embaixada na Síria | Agência ...
MSN
Brasil acompanha a Turquia, que comanda as negociações de paz na região, e manterá em funcionamento a embaixada em Damasco. De acordo com diplomatas que participam das negociações, o Brasil vai manter a representação diplomática na Síria para dar ..

Brasil vai sobretaxar importações brasileiras de filmes da Turquia

Brasil vai sobretaxar importações brasileiras de filmes dos Emirados Árabes, México e Turquia

Agência Brasil

Publicação: 01/03/2012 19:27 Atualização: 01/03/2012 19:38

A Câmara de Comércio Exterior (Camex) aprovou a aplicação de direito antidumping definitivo (sobretaxa) sobre as importações brasileiras de filmes, chapas, folhas, películas, tiras e lâminas de poli (filmes PET), de espessura igual ou superior a 5 micrômetros e igual ou inferior a 50 micrômetros, provenientes dos Emirados Árabes Unidos, do México e da Turquia. A informação foi divulgada hoje pelo Ministério do Desenvolvimento.

No caso do produto com origem na Turquia, a alíquota terá o valor de US$ 67,44 por tonelada adquirida da Polyplex Polyester Film e US$ 646,12, das demais companhias. Já a tarifa aplicada para o produto mexicano será US$ 1.013,98 por tonelada.

http://www.em.com.br/app/noticia/economia/2012/03/01/internas_economia,281002/brasil-vai-sobretaxar-importacoes-brasileiras-de-filmes-e-peliculas-dos-emirados-arabes-mexico-e-turquia.shtml

Friday, March 2, 2012

Filme sobre tomada de Constantinopla reaviva debate político na Turquia. Queremos assistir, será que chega ao Brasil?


Cinema

01/03/2012 - 18h41

Filme sobre tomada de Constantinopla reaviva debate político na Turquia


UOL Cinema - AFP

Um filme turco que glorifica a tomada de Constantinopla revive o debate sobre a visão "neo-otomana" atribuída ao governo islâmico moderado do primeiro-ministro Recep Tayyip Erdogan.

Os cinéfilos se aglomeram nas salas para ver "Fetih 1453" (Conquista 1453), um afresco da tomada ao império bizantino, em 1453, de Constantinopla, que se tornou, em seguida Istambul - um episódio histórico, considerado fonte de orgulho para muitos turcos, começando pelo cineasta e produtor. "Como produtor, estou orgulhoso de nossa história, de nosso passado, como todos no país", disse à imprensa Faruk Aksoy.

"A conquista de Istambul é um acontecimento maior, não apenas para nosso país mas no nível da história da humanidade, um fato que pôs um ponto final numa era e abriu uma outra", acrescentou.

Desde seu lançamento, no dia 16 de fevereiro, numa hora símbólica - 14h53 - cerca de 2,5 milhões de turcos assistiram ao filme, segundo os dados oficiais do Box Office Turkey, batendo o recorde de audiência de uma produção local.

"Não é o primeiro filme sobre a conquista de Istambul, mas é o primeiro que aparece na Turquia com uma tal dimensão, com um orçamento tão grande", de 17 milhões de dólares, explica à AFP o assessor de imprensa do filme, Filiz Ocal.

"Fetih 1453" ganha uma importância particular na Turquia de hoje, onde a diplomacia do governo Erdogan é com frequência classificada de "neo-otomana", com a ambição de restaurar a influência do império sobre seus antigos territórios - um termo rejeitado pelo governo de Ancara.

"Com sua economia em plena expansão e sua influência política, a Turquia é percebida como um modelo no Oriente Médio", explica Mensur Akgun, professor de Relações Internacionais na Universidade Kultur de Istambul. "Não é surpreendente constatar que, quanto mais a Turquia se torna forte, mais ela é levada em consideração no mundo", acrescentou ele.

Nesta recuperação de influência, o cinema desempenha um papel relevante, assim como as séries turcas para televisão, muito populares no mundo árabe.

"Pode-se, sem dúvida, falar de uma tentativa de exercer uma influência cultural na região", considera Akif Kirecci, da Universidade Bilkent de Ancara, sobre o filme. "Mas, ao mesmo tempo, os turcos redescobrem sua própria história", acrescenta. Segundo a imprensa, Erdogan viu e gostou do filme.

Esta superprodução de 160 minutos se abre com um "flashback" em Medina, com o profeta Maomé prometendo a felicidade àquele que fará a conquista de Constantinopla. Esta chance invejável foi dada ao sultão otomano Mehmet II. Os críticos saudaram o filme como um "acontecimento", destacando, no entanto, que não respeita a verdade histórica.

"É um acontecimento em nível de qualidade e técnica, mas a realidade histórica é sacrificada às preocupações comerciais", considera Yilmaz Kurt, que dirige a Faculdade de História da Universidade de Ancara. Os historiadores criticam principalmente a cena na qual o imperador bizantino faz seu Exército sair das fortalezas da cidade para enfrentar os otomanos.

"Ele teria sido estúpido em fazer isso, numa cidade que estava na posição de defesa, apressando a batalha..." disse à AFP. "É um filme que reflete as escolhas do diretor. Um drama onde o amor não está de todo ausente", diz Filiz Ocal.

Outros especialistas acusam o filme de se inspirar nos padrões hollywoodianos, com cenas do tipo "Gladiador" ou "Matrix". O diretor diz que não liga para essas críticas, inspiradas, segundo ele, por um "complexo de inferioridade".

"Não plagiamos apenas cinco ou seis filmes, plagiamos centenas", ironiza. "Cada filme tem seu realizador. E nós também. Eles têm roteiristas, e nós também. Têm sua própria música, e não ficamos atrás", disse ele.

Saturday, February 25, 2012

The City of Samba


The City of Samba

The City of Samba
http://vimeo.com/agnelli/thecityofsa...

video

About this video:
"Tilt shift of the Carnaval party in Rio de Janeiro.

Made by Keith Loutit and Jarbas Agnelli.
Captured during Carnaval.
Music by Jarbas Agnelli.
Special thanks to Rede Globo, Liesa and Jodele Larcher.

keithloutit.com
adstudio.com.br"

Wednesday, February 8, 2012

o músico Ilhan Ersahin, nascido na Suécia, criado na Turquia e radicado em Nova York traz experimentalismo da Sun Ra Arkestra ao Brasil

Festival de jazz traz experimentalismo da Sun Ra Arkestra ao Brasil
Último Segundo - iG
O responsável por trazer a banda ao Brasil é o músico Ilhan Ersahin, nascido na Suécia, criado na Turquia e radicado em Nova York. Ersahin é o fundador da gravadora Nublu e dono de um clube em Nova York com o mesmo nome. Também é um grande fã de música ...
Veja todos os artigos sobre este tópico »

Último Segundo - iG

Tuesday, February 7, 2012

quatro executivos da Turkish Cargo virão ao Brasil

Turkish Cargo confirma participação na Intermodal South America ...
Revista Fator
É a segunda edição que conta com a presença da empresa de carga de bandeira turca. Em abril, de 10 a 12, quatro executivos da Turkish Cargo virão ao Brasil ...

Monday, January 30, 2012

Uruguay, Türkiye'nin Güney Amerika'daki yatırımları için yeni bir liman olma potansiyeli taşıyor.

Uruguay, Güney Amerika'nın yüzölçümü olarak en küçük ülkelerinden biri. İki büyük latin amerika ülkesi Brezilya ve Arjantin arasında tampon bölge konumunda. İki komşu ülkedeki tarihi krizlerden kaçan paralar Uruguay'ın bankalarında saklanmış ve böylece ülke Güney Amerika'nın İsviçre'si olarak anılır olmuş. Bugün eski ihtişamından hiçbir şey kaybetmemiş, demokratik istikrarını ve %5' lik işsizlik oranı ile sosyal refahını sürdüren bir Uruguay ile karşıkarşıyayız. 2011 yılı sonunda Uruguay Tanıtım Ajansı'nın davetlisi olarak iki haftalığına Montevideo, Juan Lacaze, Canelones ve San Jose şehirlerini ziyaret ettim. Gelişim projelerini, sanayi bölgelerini ve ekonomiye yön veren önemli şahsiyetleri tanıma fırsatım oldu. Arjantinli sanayicilerin, başkan Bayan Kirchner'in korumacı, ithalatı zorlaştırıcı politikaları yüzünden nasıl hammaddesiz ve parçasız kalıp, Juan Lacaze bölgesine kaçtıklarına tanık oldum.
Juan Lacaze şehri, aslında çok şirin bir plaj kasabası iken burada hizmete giren büyük bir tekstil kompleksi ve seluloz fabrikası ile büyümeye başlamış. Serbest ticarete açık limanı ve Arjantin'e gemi ile sadece 80 km. uzaklıkta bulunması Juan Lacaze şehrine yatırım yapacaklar için önemli avantajlar sağlıyor. Krizlere ve uzakdoğu ticaretine yenik düşen dev tekstil kompleksi küçülmek zorunda kalmış. Tanıtım ajansı buraya el atmış ve bu kompleksi kendisine özel altyapısı ve hizmetleri olan özel bir sanayi sitesi haline getirmiş. Komşusu San Jose şehri gibi Juan Lacaze Belediyesi de yeni yatırımcılara süresiz teşvikler sağlıyor. Montevideo'ya daha yakın olan San Jose şehrinin önemli bir farkı, projesi meclis tarafından uygun görülen yeni yatırımcılara fabrika arazisi hibe etmesi. Bu sayede San Jose'yi Montevideo'ya bağlayan karayolunun iki yanı yepyeni modern fabrika tesisleri ile renklenmeye başlamış.
Montevideo şehrinin kalbi plaj boyunca koşan, dolaşan, oturup muhabbet eden insanlarla dolup taşan sahil boyunda atıyor. Montevideo limanı ve konteyner dağları ile başlıyor sahil boyu. Bunu öğlen ve akşam yemek saatlerinde hareketlenen balık pazarı takip ediyor. Daha sonra hükümet binalarının bulunduğu şehir merkezinin yanından, birçok denize nazır yeşil meydandan ve lüks villaların bulunduğu Carasco mahallesinden geçerek, Montevideo havalimanına varıyoruz. Havalimanının en yeni ve en lüks binası, ticaret merkezinde birçok uçak kargo ve trading şirketlerinin latin amerika ofisleri bulunuyor.
Havaalanından kuzeye doğru inşa edilmiş olan bağlantı yolundan ülkenin yeni gözdesi Zonamerika Serbest Bölgesine ulaşıyoruz. Bu yatırımın büyük başarısının izinden giden iki yeni proje dikkat çekiyor. Bunlardan biri henüz kağıt üzerinde ama şimdiden büyük yabancı yatırımcıların katılımını sağlamış, Parque Produtivo Uruguay. Diğer büyük proje Montevideo'dan Canelones şehrine giden yol üzerinde kurulan Las Piedras Sanayi Sitesi, arsa kooperatifi olarak işe başlamış ve şimdi ilk büyük fabrikalar alt yapı inşaatlarının tamamlanmasını bekliyorlar.
Canelones şehrine doğru uzanan güzergah ünlü Uruguay şaraplarının yetiştiği bölge, uçsuz bucaksız bağlar ufku kucaklıyorlar. Ülkenin iç kısımlarına doğru gittikçe Uruguay'ın organik tarım konusunda ne kadar akıllıca hareket ettiğinin göstergeleri olan çiftliklerle karşılaşıyoruz. Eminim ki bu son Uruguay ziyaretim değil.

Sunday, January 29, 2012

Brezilya'da Sao Paulo şehri belediye başkanlığı için Turco'lar kapışıyor

Kasım ayında yapılacak olan yerel seçimler Brezilya gündemini meşgul etmeye başladı bile. Siyasi partiler belediye başkanı adaylarını açıklamaya başladılar. Şu andaki belediye başkanı Gilberto Kassab, 2011 yılında kuruluşu için öncülük yaptığı kendi partisi PSD Sosyal Demokrat Parti'den aday olacak. Brezilya Başkanı Dilma'nın İşçi Partisi PT, Sao Paulo belediye başkanlığına aday olarak mevcut başkan Kassab'ın karşısına Fernando Haddad'ı çıkartıyor. Fernando Haddad, belediye başkanlığı yarışı için milli eğitim bakanlığı görevinden istifa etti.

Haddad'dan boşalan milli eğitim bakanlığı görevine bilim bakanı Mercadante, ondan boşalan bilim bakanlığı görevine de Brezilya uzay ajansı başkanı getirildi. Bu kabine değişikliğinde Başkan Dilma'nın isabetli seçimi takdir topladı. Brezilya'nın uzaya insan göndermiş sayılı ülkelerden biri olduğunu vurgulayan, emeği geçen insanları unutmadan ülkedeki bilim insanlarının önünü açan bir tavır sergiledi.

Brezilya'nın en büyük şehri ve ülke ekonomisinin lokomotifi konumundaki Sao Paulo şehri belediye başkanlarının isimleri incelendiğinde birçok tanıdık Türk Arap Osmanlı sentezi isimle karşılaşıyoruz, bunlardan bazıları Afif Domingues, Paulo Maluf, şu andaki başkan Kassab ve yeni rakibi Haddad. Brezilya'nın en önemli görevlerinden birine halk tarafından seçilmiş bu ünlü şahsiyetler, aslında birinci dünya savaşı sonrasında eski Osmanlı İmparatorluğu bölgelerinden Brezilya'ya göç etmiş Osmanlı tebaasının torunları. 1918 ile başlayan birinci dünya savaşı döneminde Brezilya'ya göç edenlerin ellerindeki kimlik belgelerinde Osmanlı Türk'ü yazıyor olması ve ülkeye giriş kayıtlarının bu şekilde yapılmış olması, Brezilya'daki Turco lakabı geleneğinin kaynağı olarak kabul ediliyor.

Friday, January 27, 2012

Editora da “Vogue” da Turquia fala sobre moda, Brasil e fotos

Konca Aykan, editora de moda da "Vogue" Turquia, é a tradução literal do que é ser realmente cool e antenada. Ela veio ao Brasil especialmente para o SPFW ...
ffw.com.br/.../editora-da-vogue-da-turquia-fala-sobre-moda-b...

O que chamou sua atenção por aqui?

Notei que o público que frequenta a Bienal é mais velho do que o da semana de moda da Turquia. Como o país de vocês é jovem, eu esperava ver também estilistas mais jovens. Acho importante ouvir o que as novas gerações têm pra falar que, geralmente, é bem interessante. Eles são rápidos, nos trazem informações de todos os lugares.

FDA barra importação de suco de laranja produzido no Brasil


O órgão informou ainda que vinte e nove carregamentos de suco de laranja apresentaram resultado negativo para a substância. Os produtos vieram do México, Canadá, Costa Rica, Brasil, Belize, Honduras, Líbano e Turquia.
Veja todos os artigos sobre este tópico »

Thursday, January 26, 2012

Empresas investem em tecnologia e desenvolvimento de borracha à base de cana de açúcar, em substituição ao petróleo, para fabricação, já em 2015, de pneus e de outros produtos como adesivos, revestimentos e selantes.


BORRACHA DE CANA
Considerado por especialistas um dos principais vilões quando o assunto é impacto ambiental, o setor do transporte rodoviário tem procurado reduzir os reflexos da atividade no meio ambiente, principalmente para reverter a imagem pouco positiva causada atualmente por quem polui. Neste cenário, a indústria de pneus – tendo como aliado o setor químico – tem se movimentado ao mercado para apresentar ao mercado pneus ‘mais verdes’, que dependam menos de recursos naturais para sua produção.
De olho nesta demanda, a Lanxess – empresa alemã que atua no setor químico – está desenvolvendo componentes não derivados de petróleo para atender o setor. O destaque fica por conta da primeira borracha de Etileno Propileno Dieno (EPDM) a base de cana de açúcar. Esta é a primeira vez que o componente, com diversas aplicações no setor automotivo – inclusive em pneus - será produzido por meio da desidratação do etanol. Até então o produto era composto por derivados fósseis.
Estimativas da companhia apontam que da produção total de pneus até 2015, prevista em dois bilhões de unidades em todo o mundo, 50% devem ser feitos com componentes que agridam menos ao meio ambiente. Hoje, dos 1,6 bilhão de produtos saídos das fábricas, 35% são “verdes”. Este aumento deverá acontecer, principalmente, devido a legislação de rotulagem de pneus que exigirá borrachas de alta performance na produção e que passará a vigorar na União Européia nos próximos anos.
Ainda segundo a empresa, a procura por este tipo de componente deve crescer inda mais, já que medidas semelhantes às adotadas por paises europeus estão em discussão no Brasil, nos Estados Unidos e na China.
Outras empresas que estão colocando suas expectativas em componentes sustentáveis para a produção de pneus são a Michelin e a Amyris, companhias que atuam na área de produtos químicos renováveis e combustíveis. Ambas acabaram de formalizar um acordo de colaboração para o desenvolvimento e a comercialização do isopreno – um dos principais componentes químicos em pneus e outros produtos que utilizam borrachas naturais e sintéticas. Com a parceria, as duas empresas compartilharão os custos e os recursos técnicos para desenvolver a tecnologia necessária para a produção do isopreno a partir de matérias – primas renováveis. Hoje, o componente é derivado do petróleo.
A expectativa é que a comercialização deste componente para uso em pneus e outras aplicações como em adesivos, revestimentos e selantes seja iniciada em 2015.
Sendo assim, a Michelin está comprometida com o escoamento de volumes do produto durante dez anos. Já a Amyris detém o direito de vender seu isopreno de fontes renováveis para outros clientes.
Texto: Elizabete Vasconcelos

Votuporanga, 13/12/2011
Fonte: Revista O Carreteiro, Ano XLI - Edição 445 

SINDIPEÇAS: Em 2011, o déficit da Balança Comercial das Autopeças foi de US$4,6 bi

São Paulo, 24 de janeiro de 2012

Em 2011, o setor de autopeças encerrou a balança comercial com déficit de US$ 4,6 bilhões, o que representou alta de 30,9% em relação ao resultado de 2010. As exportações atingiram US$11,1 bilhões e as importações, US$ 15,8 bilhões. A média mensal das exportações foi de US$ 927,8 milhões e das importações, de US$ 1,3 bilhão. De maneira geral, as exportações avançaram 15,9%, enquanto que as importações cresceram 20,0%, na comparação com o ano anterior.  

Aço: Brasil mantém nono lugar, ameaçado pela Turquia

Aço: Brasil mantém nono lugar, ameaçado pela Turquia Valor Econômico | 23/01 /2012. voltar. O Brasil manteve-se em nono lugar na produção mundial de aço ...
www.acobrasil.org.br/site/portugues/imprensa/noticias.asp?id...

Saturday, January 21, 2012

Sao Paulo'da güzel bir haftasonu (Mercadao)

Bugün Brezilya'nın kalbi São Paulo şehrinin Belediye Hali'ne gidiyoruz. Bu görkemli ve tarihi yapı "vinte cinco de março" olarak anılan İstanbul'un Mahmutpaşa'sı benzeri, türkçede 25 Mart bölgesine hakim konumda. Bu bölge tekstilden tutun da oyuncaklara kadar her çeşit malı pazarlayan seyyar satıcıları, irili ufaklı tezgahların kurulduğu katlı alışveriş merkezleri ve cadde üstü dükkanları ile haftanın her günü cıvıl cıvıl. Pazar günleri bu hareketlilik Belediye Hali "Mercadão" 'nin içine taşınıyor. İlk girişte sizi binbir çeşit meyvanın sergilendiği manav tezgahları karşılıyor. Burada Türkiye'den tanıdığımız bütün meyvaları ve buna ilaveten ismini bile bilmediğimiz tropik meyvaları bulmak mümkün. Bunlardan bazıları Cupuaçu, Caju, Jaboticaba, Jaca, Maracuja, Carambola, Pitanga (Burada ilerleyen günlerde sizlere bu meyvaları tanıtan yazılar da yazmaya çalışacağım). Meyva tezgahlarını baharat, çay, şifalı otlar ve kuruyemiş satan aktarlar izliyor. Bu tezgahlarda ayrıca kurutulmuş et, salamura balık özellikle "Bacalhau", şarap, zeytin ve zeytinyağı da bulunabiliyor.

Belediye Hali'nin kasap ve balıkçı tezgahları da görülmeye değer. Kasaplarda ilk göze çarpan Brezilya'nın kendine özgü et parçalama usulü. Picanha, Cupim, File mignon, Alcatra gibi etler konusunda da ilerleyen günlerde yazılarımı takip edebilirsiniz.

Balıkçılar ise tam bir okyanus şenliği sunuyor. Çeşit çeşit karidesler, lagoslar, ahtapotlar, özellikle Şili'den gelen somon balıkları, ton balığı ve diğer okyanus balıkları.

Üst asma katına çıktığınızda Belediye Hali binasının vitraylarının güzelligini fark ediyorsunuz. Burası güzel anı fotoğrafları çektirmek için çok uygun. Üst katta farklı restoranların açık balkonlarından masalarla dolu geniş bir salona hizmet veriliyor. Ziyaretçilerin büyük bir çoğunluğu buraya mekanın ünlü "Mortadela" sandviçini yemeğe geliyorlar. Brezilya'da ünlenmiş bir çeşit tombul salamın ince kıyılmış dilimleriyle tıka basa doldurularak yapılıyor. Türkiye'nin "Yengen"ine benziyor. Ayrıca "Pastel" çiğ börek çeşitleri de bu mekana özgü lezzetlerden.

Friday, January 20, 2012

Librelato fornecerá 400 semirreboques à Venezuela

02 de Maio de 2011 às 01:04min
A Librelato de Orleans assinou contrato para fornecimento, até o fim de outubro de 2011, de 400 semirreboques basculante 3 eixos, com suspensão balancim e molas pneumáticas personalizadas para a Assembleia Socialista Nacional de Trabalhadores e Trabalhadoras de Transporte da Venezuela (ASNT).
Os veículos deverão começar a ser entregues em junho, conforme a liberação de crédito feita pelo governo venezuelano. Segundo o diretor presidente José Carlos, após a liberação, em 30 dias os primeiros lotes já podem ser enviados. José Carlos afirma que este é um dos maiores negócios fechados pela empresa para um único cliente e representa o reconhecimento da durabilidade e da qualidade dos implementos da marca no mercado internacional. “Sabemos que além de levar nosso produto para outro país também estamos contribuindo para renovar uma frota obsoleta, como afirmou o presidente da ASNT, Felix Jaramillo”, relata o diretor.
“Este é um novo mercado a ser explorado pela Librelato Implementos. Não tenho dúvidas que todos os colaboradores irão abraçar esta causa e trabalhar forte para que nossa marca chegue ainda mais longe”, acrescenta José Carlos.

Thursday, January 19, 2012

Brezilyalı model Türkiye'de Boğaz’da

Yaz gecelerinin en popüler adreslerinden Sortie'de eğlence kışın da devam ediyor.

Sekiz yıldır Boğaz'da hizmet veren ve geçtiğimiz haftalarda kışlık mekanını da hizmete sokan kulüp, bu yeniliği özel bir çekimle ilan etti. Kışlık adresin yüzü Brezilyalı model Fernanda Dal Forno oldu. Forno, kışlık Sortie'de Atıl Kutoğlu'nun tasarımlarıyla Tamer Karakulak'ın objektifine poz verdi. Aylin Doldos'un moda editörlüğü yaptığı çekimlerde Erdal Bektaş da Forno'nun saç ve makyajına imza attı.

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/yazarlar/19679716.asp?yazarid=387

Wednesday, January 18, 2012

Journal Reporter | Video Podcast | Deutsche Welle

Neue projekte Amazonien / BRASIL

GLOBAL 3000: Das Globalisierungsmagazin


Dünya Türk İş Konseyi bildiriyor


FISPAL TECHNOLOGIA

Sao Paulo - Brezilya'da 12 - 15 Haziran 2012 tarihleri arasında  düzenlenen FISPAL TECHNOLOGIA "28. Uluslararası Ambalaj, Paketleme ve Gıda Teknolojileri Fuarı'na Türkiye Milli Katılımı gerçekleştirecektir.

SIAL BRAZIL

Sao Paulo - Brezilya'da 25 - 28 Haziran 2012 tarihleri arasında  düzenlenen SIAL BRAZIL "Uluslararası Gıda – İçecek Fuarı'na Türkiye Milli Katılımı gerçekleştirecektir.

FISPAL FOOD SERVICE

Sao Paulo - Brezilya'da 25 - 28 Haziran 2012 tarihleri arasında  düzenlenen FISPAL FOOD SERVICE, 28.Uluslararası Otel Restoran Ekipmanları, Restoran Ekipmanları, Dondurma Teknolojileri Fuarı'na Türkiye Milli Katılımı gerçekleştirecektir.

Fuarlar, Ekonomi Bakanlığı tarafından %70oranında teşvik kapsamındadır.

Konu ile ilgili detaylı bilgi için aşağıda iletişim bilgileri verilen kişi ile temas  edilebilir.
 Bilgi ve Katılım için:

Autores de novelas da Globo brigam por galã quarentão R7

Com estreia prevista para outubro, a próxima novela de Glória Perez vai abordar o tráfico de pessoas e terá a Turquia como cenário. Na história, Montagner fará par com Cléo Pires. Autor de Avenida Brasil, que substituirá Fina Estampa, João Emanuel ...
Veja todos os artigos sobre este tópico »

Monday, January 16, 2012

Sao Paulo'da güzel bir haftasonu

Blog: Sao Paulo'da güzel bir haftasonu

Sao Paulo sadece Brezilya'nın değil, Güney Amerika'nın da en büyük şehri. Büyük olduğu kadar karmaşık ve bir o kadar da yorucu bir şehir. Hiç uyumayan, durmayan, bulunduğu büyük ülkenin lokomotifi olan şehir. 24 saat açık olan Bela Paulista pastanesi her sabah açık büfe kahvaltısını şehrin en önemli merkezlerinden biri olan Avenida Paulista caddesinden geçenlerin beğenisine sunuyor. Onlarca çeşit sınırsız ekmek, tuzlular, tatlılar, meyvalar, meyva suları, peynirler arasında en çok ilgimizi "pao de queijo" denilen küçük peynir topları çekiyor, sevimli ve lezzetli bir eğlence bu sıcak topları ağzına atmak. 10 litrelik kahve termosunun ikide bir boşalıp garsonlar tarafından alelacele tazelenmesi anına da her defasında elimizdeki boş kahve fincanları ile denk geliyoruz. Kahvaltıda çay, zeytin, domates ve salatalık olmamasını, papaya, ananas ve ceviz ezmesi ile dolu ekmekler hatırına hoş görüyoruz.
http://www.bellapaulista.com/

Kahvaltı sonrasında yolumuz Avenida Paulista'dan geçiyor. 3 kilometreye yakın uzunluğuyla ülkenin en büyük bankalarının merkez binalarını, sanayi ve ticaret odasını, kültür ve alışveriş merkezlerini üzerinde barındırıyor. Cadde üzerindeki dünyanın altı boş beton sütunlu en büyük binalarından biri olan MASP Modern Sanat Müzesi'nin kütlesinin altında her Pazar günü şehrin üç önemli antika pazarından birisi kuruluyor. Hemen karşısındaki Trianon Park'ının önünde de el sanatları pazarını görüyoruz.

Yolumuzu bugün pazarlar belirliyor. Şehrin Belediye Hali'ne gidiyoruz. Bu görkemli ve tarihi yapı ...(devam edecek)


http://kevci.blogspot.com/2012/01/sao-pauloda-guzel-bir-haftasonu.html?m=1

Wednesday, January 11, 2012

Türkiye'nin Dede Korkut Efsaneleri Brezilya'da ödül kazandı

2011 yılın en iyi çevirisi dalında 53.Jabuti ödülünü Marco Syrayama de Pinto’nun orijinalinden Portekizce’ye çevirdiği ve Editora Globo tarafından yayınlanan "O livro de Dede Korkut" (Dede Korkut Oğuznameleri) kazandı.
Brezilya Kitap Birliği (Câmara Brasileira do Livro), 17 Ekim 2011 tarihinde, 29 kategoride 53'üncü Jabuti ödülüne layık görülen eserlerin isimlerini yayınladı. Son aşama olan ve yılın romanı ödülünün açıklandığı ödül töreni, 30 Kasım 2011 tarihinde Sala São Paulo’da gerçekleştirildi. Jabuti ödülü Brezilya'nın en seçkin edebiyat ödülü olarak kabul ediliyor.  Yılın en iyi çevirisi dalında 53.Jabuti ödülünü Marco Syrayama de Pinto’nun orijinalinden Portekizce’ye çevirdiği ve Editora Globo tarafından yayınlanan "O livro de Dede Korkut" (Dede Korkut Oğuznameleri) kazandı. Eser, Türkçe’den Brezilya Portekizcesi’ne çevrilen ilk eser olma niteliğini taşıyor. Brezilya asıllı Marco Syrayama de Pinto, São Paulo Eyalet Universitesi (Universidade de São Paulo), Arap Dili ve Edebiyati fakültesinden mezun olup, lisans üstünü Türk Dili üzerine yapmıştır.  Türkiye ve Brezilya'yı birbirine yakınlaştıran bu güzel gelişme ne yazık ki Türkiye basınında yeterince yer almadı. Edebiyat alanında Brezilya ve Türkiye arasındaki son yakınlaşma, 2005 yılında, Nobel (2006) ödüllü yazarımız  Orhan Pamuk'un Brezilya'nın şirin ve tarihi sahil kasabası Paraty'deki geleneksel edebiyat festivaline katılmasıyla gerçekleşmişti.

Tuesday, January 10, 2012

Reklamsız şehir Sao Paulo

Sao Paulo reklamsız bir şehir, bence böyle çok iyi, gözü rahat ediyor insanın , mekanların kişiliği artıyor , şehir sanki daha saydam, köhneler sırıtıyor, güzeller göze batıyor, yeşile kavuşuyor gözler ve yeşili saklayan perdeler, boardlar kalkınca, insanlar daha çok aramaya, bulmaya, araştırmaya başlıyor. http://mutlukent.wordpress.com/2011/12/28/reklamsiz-bir-kent-mumkun-mu/

Monday, January 2, 2012

Almanya Guyana'ya yüklü bir bağış yapıyor

Güney Amerika'nın Amazonlar bölgesindeki küçük ülkelerinden Guyana ve Almanya, ülkenin Amazonlar'daki biyolojik çeşitliliğin koruması amacıyla 6,5 milyon dolarlık bir anlaşmaya vardılar. Guyana hükümeti bu yüklü bağışı, biyolojik çeşitlilik açısından öncelikli bölgeleri koruma altına almakta, yönetmekte ve çevreye yönelik tehditlerin daha etkin tespitinde kullanmayı planlıyor. Son dönemde Brezilya ve Guyana arasında bölgeye doğru oluşan altın avcıları akını yüzünden sürekli bir hukuki tartışma yaşanıyor.

87. São Silvestre koşusunu Etyopyalı atlet Tariku Bekele kazandı.

Bu sene 87'incisi düzenlenen São Silvestre koşusu, Brezilya'nın en geleneksel ve en önemli şehir maratonu. 15 km.lik koşu her sene sonu Brezilya'nın en büyük şehri Sao Paulo'nun tam merkezinden geçen caddeler trafiğe kapatılarak, halkın, engellilerin, bayan ve erkek atletlerin katılımıyla düzenleniyor.

Brezilya oyuncaklara yüksek ithalat vergisi uygulamasını bir yıl daha uzattı

Brezilya hükümeti, 14 çeşit oyuncak için geçerli olan ve normalde yarın son bulması beklenen ithalatta yüksek gümrük vergisi uygulamasını bir yıl daha uzattı ve Mercosul ortaklarını (Bolivya, Paraguay, Uruguay,Brezilya ve Arjantin arasındaki gümrük birliği) 2010 yılı sonunda getirilen %35'lik geçici gümrük vergisinin kalıcı hale getirilmesi yönünde ikna etme yoluna gideceğini açıkladı.  Gümrük vergisi, Abrinq, Brezilya Oyuncak Sanayicileri Derneği'nin başvurusu üzerine yükseltilmişti. Yüksek gümrük vergisine rağmen hükumet tarafından vergi baskısı altına alınan ürünlerin ithalatında %25,5 artış yaşandı.  Eğer Brezilya hükümeti bu uzatma kararını açıklamasaydı gümrük vergisi oranı 2010 yılsonu öncesindeki %20'lik orana çekilecekti.  Brezilya hükümeti Mercosul ortaklarını başka bir konuda daha ikna etmeye çalışacak;   oyuncakların üretiminde kullanılan alt parçalara uygulanan gümrük vergilerinin azaltılması. Böylece yerel üretici monte etmek üzere alt parçaları dünya pazarlarından daha uygun fiyata ithal edebilecek. Ama bunun için yeni GTİP numaralarının, ürün sınıflandırmalarının oluşturulması gerekli.

Thursday, December 29, 2011

Brezilya gümrükler karşılaşmasında savunmaya çekildi

Brezilya ekonomi bakanı Guido Manteiga geçtiğimiz Çarşamba günü korumacı gümrük uygulamaları serisine bir yenisini daha ekleyerek bu sefer tekstil konusundaki yeni gümrük değişikliklerini açıkladı.  Brezilya tekstil sektörünün artan ithalat dalgası, damping fiyatları veya düşük faturalandırma ile oluşan haksız rekabetten dolayı mağdur olduğu uzun süredir sektörel gündemi meşgul etmekteydi.  Bu gündeme cevaben Brezilya hükümeti, gümrük vergisi uygulamasını ters düz etme yoluna gitti. İthalatta gümrük vergilendirmesi artık mal bedeli üzerinden değil de (ad valorem), ağırlık baz alınarak yapılacak (ad rem). Bunun pratikte Brezilya ve Türkiye arasında yeni filizlenmeye başlayan tekstil ticaretine nasıl etki yapacağını ve küresel üreticilerin bu uygulamaya nasıl cevap vereceklerini birlikte izleyip göreceğiz. 2011 yılı içerisinde Sao Paulo şehrinin tekstil toptancıları merkezi olarak kabul edilen "Luz" bölgesinde açılan bir türk markasının satış mağazası hepimizi gururlandırmış ve bu sektör için umutlandırmıştı.  Bu uygulama ile Brezilya hükümeti, aslında gümrük kurumlarının düşük faturalandırılmış malların ülkeye girişini tespit etmekte ve cezalandırmakta yetersiz kaldığını kabul etmiş oldu. Hükümet ayrıca söylemlerinde bu tip haksız rekabet karşısında Dünya Ticaret Örgütü tarafından öngörülen antidamping önlemlerinin yerli üreticiyi korumakta zayıf kaldığı fikrini savunuyor.  2011 yılı Brezilya para birimi Real'in Dolar ve Euro karşısında büyük dalgalanışına sahne oldu. Diğer para birimlerinin Real karşısındaki değer kaybı ithal binek otoların fiyatlarını çok ilgi çekici hale getirdi. Buna Brezilya imalatı otolardaki seri aksesuar fakirliği, son yıllarda gelirin daha geniş katmanlara yayılarak halkın satın alma gücünün artması ve işsizlik oranının tarihi yüzde 5 kademesine kadar gerilemesi gibi diğer faktörler eklenince, Brezilya yolları ithal otolar ve araçlarla dolmaya başladı. Bu refah seviyesini şimdiye kadar hiç idrak etmemiş brezilyalı tüketici ithal ürünlere olan hasretini gidermeye başladı. Bu durumu gören hükümet Ekim 2011'de ani bir kararla ithal otolara uygulanan İPİ sanayi ürünleri vergisini %30 yükselttiğini açıkladı. Böylece ülkede fabrika açmadan, yüzde yüz ithal popüler araçlarını pazarlayan özellikle Kia ve JAC gibi markaların yükselişi vergi ve devlet zoruyla durdurulmuş oldu. Brezilya hükümeti, ülkede yeni dış yatırım yapmaya zorlayan bu tavrına aldığı iç politik destek sayesinde bu kararı karşısında yükselen ülke dışı seslere göğüs germesini bildi.   Brezilya'nın ekonomi politikasını saran tüm bu korumacı sis bulutunun görmemizi zorlaştırmaya çalıştığı ama hiç de başarılı olamadığı gerçekler var. Brezilya'da üretilen sanayi mallarının yüksek fiyatları yüzünden dünya piyasalarında hiçbir rekabet şansı bulunmuyor. Brezilya'da üretim yapmanın maliyeti tarihin en yüksek seviyesinde, dünya şampiyonluğuna oynayan vergi yükü,   sanayiciyi çıkmaza sokan karmaşık ve haksız vergi sistemi, çalışanın işverene maliyetini aşırı seviyelere taşıyan ve devamlı genişleyen sosyal haklar yumağı, cüssesine büyuklüğüne bakmaksızın bütün üreticileri korkutacak boyuta gelen yavaş yargı sistemi ve çoğu zaman tartışılır kararlar doğuran Brezilya iş hukuku, tüm bu salatanın üstüne keskin bir sirke etkisi yapan yürütmenin bütün katmanlarındaki rüşvet ve yolsuzluk geleneği.  Sanayicinin işini zorlaştıran ve maliyetleri artıran faktörlerden bir diğeri de Brezilya'nın alt yapı yetersizlikleri, Brezilya dünyada enerjinin ve iletişimin en pahalı olduğu ülkelerden birisi, buna rağmen kesintilerin sonu gelmiyor ve sektördeki kötü, kalitesiz hizmet düzelecek gibi görünmüyor.  Brezilya hammadde ve özkaynaklar açısından kendine yeterli gibi gözükse de sanayisini ve ürün gamını önümüzdeki on yılda genişletebilmesi için ithal alt ürünlere ve hammaddelere ihtiyacı var. Ancak sınır tanımayan korumacılığın getirdiği yüksek ithal vergisi oranları,  çifte vergilendirme ve haksız, işlemeyen vergi iade sistemi bunu imkansız kılmaktadır.

Wednesday, December 28, 2011

Uzun ince bir yolda, Brezilya!

Brezilya 2012'de dünyanın en yüksek gayrisafi milli hasılaya sahip altıncı  ekonomisi olma yolunda ama beklentileri karşılamakta diğer BRİC ülkelerine göre çok daha mütevazi kalıyor. 

BRİC ülkelerinin son on yıldaki küresel yükselişi, 2008'de dünyanın gelişmiş olan kısmının üstüne bir kara bulut gibi çöken finans krizi ile birlikte iyice belirginleşmişti. 2012'ye hazırlandığımız son günlerdeki bir haber bu durumun bariz bir göstergesi; Brezilya 2012 yılına İngiltere'yi geride bırakarak dünyanın altıncı büyük ekonomisi olarak girmeye hazırlanıyor.  4 trilyon Real'e (2,5 trilyon amerikan doları) yaklaşan gayrisafi milli hasılası ile Brezilya, küresel ekonomik senaryonun ve global şirketlerin stratejilerinin baş rol oyuncusu olarak öne çıkıyor. 

Çok değil on yıl önce Brezilya'nın dış borç batağında yüzdüğünü ve dünya ekonomileri arasında sadece onuncu sıraya girebildiğini hatırlarsak bu yeni sıralama sürpriz olarak tanımlanabilir. Brezilya'nın ekonomik durumundaki bu değişim, büyük ölçüde, doksanlı yıllardan beri süregelen üç faktörün muhteşem bileşiminden kaynaklanmaktadır; "Plano Real" (türk ekonomist İbrahim Eriş'in Brezilya Merkez Bankası yönetiminde olduğu dönemdeki yeni para birimi Real'e geçiş) ve bu plan kapsamındaki ekonomide ve vergi uygulamalarında istikrar politikası, Çin'deki talep artışına bağlantılı olarak oluşan Brezilya'nın hammadde ihraç fiyatlarındaki artış ve bunlara ilaveten iç piyasayı ve kredileri hareketlendiren gelir dağılımını iyileştirmeye yönelik ciddi politika. 

Herşeye rağmen bu harika haberin yarattığı büyünün gücü Brezilya'nın hem ekonomik hem de sosyal alanlardaki derin ve tarihi eksikliklerini kapatmaya yetmemektedir.  Fransizlar ortalama 10,6 yıl eğitim görürken, brezilyalılar 7,2 yıl eğitim ile yetinmek zorunda kalmaktadırlar. Brezilya'da kişi başına düşen 12 bin dolarlık gayrisafi milli hasılanın İspanya'nın 25 bin dolarını yakalayabilmesi için ülkenin 20 yıl ardarda yüzde 4'lük büyüme oranını tutturması gerekmektedir. Son on yıldaki ortalama büyüme oranı ancak yüzde 3,6 olabilmiştir.  Aynı şekilde göz ardı edemeyeceğimiz bir gerçek de hep aynı dertlerden muzdarip Brezilya'nın ekonomik gelişimini iyileştirecek şartları yaratmak için şimdiye kadar hiçbir şey yapılmamış olmasıdır; dünyanın en yüksek vergi yükü, düşük teknolojik yenilik oranı ve girişimciliği daha doğum anında boğan dayanılmaz bürokrasi.  Ancak bütün bu kurumsal gelişim eksikliklerinin, geniş Brezilya iç piyasasından ve hammadde fiyatlarındaki artıştan beslenen güncel ekonomik dinamizmi    engellemeye gücü yetmemektedir. 2020'ye kadar Brezilya'nın yeterli bir hızda gelişmeye devam ederek GSMH'sını (enflasyonu göz ardı ederek) ikiye katlaması mümkün gözükmektedir.  İlk bakışta hatırı sayılır gibi görünen bu başarı, Çin ve Hindistan gibi diğer BRİC ülkelerinin baş döndürücü gelişme hızlarıyla karşılaştırıldığında çok yavaş kalmaktadır.  Brezilya hükümetinin iç ve dış politik kaygılarla yükselttiği muzaffer ses tonuna eşlik eden nakarat değişmemektedir, "uzun ince bir yoldayım...". Uzun bir yoldan geçmesi gereken Brezilya'nın önünde daha aşılması zor, sancılı eğitim ve içler acısı alt yapı gibi engeller bulunmaktadır. ("Folha de S. Paulo" gazetesi 28 Aralık 2011 tarihli başyazısından esinlenerek yazılmıştır)

Wednesday, September 7, 2011

BREZILYA´NIN ÜNLÜ SANATCISI SEU JORGE, SAO PAULO TÜRK BASKONSOLOSUNUN VERDIGI YEMEK DAVETINE KATILDI / SEU JORGE ESTAVA NO JANTAR DO CONSOLADO TURCO EM SAO PAULO

Dünyaca ünlü sanatçılar Türkiye'nin Somali konusundaki duyarlılığına destek veriyor. U2 - Bono ve Brezilya'nın ünlü sanatçısı Seu Jorge bunlardan bazıları. Seu Jorge Sao Paulo başkonsolosluğunun düzenlediği Somali'ye yardım yemeğine katıldı. __________ Bono elogiou a visita recente do Primeiro Ministro turco, à Somália, um dos países africanos que mais clama por ajuda devido à fome generalizada. Bono agradeceu pela sensibilidade do político, num momento tão delicado do país. Primeiro ministro turco foi o primeiro líder mundial a visitar a Somália, e com os vários problemas de segurança que existem por lá, ele foi um exemplo de coragem. Primeiro ministro turco visitou campo de refugiados e prometeu ajuda em dinheiro e infra-estrutura. Até agora, a Turquia enviou oito aviões e quatro navios de suprimentos aos necessitados na Somália. Elogiando os esforços da Turquia, Bono pediu também ajuda de todos os países para que estendam a mão ao continente africano. Bono é um dos líderes da Campanha ONE, que conscientiza sobre a importância do combate à extrema pobreza e prevenção de doenças na África. No BRASIL cantor Seu Jorge participou jantar Beneficiente do consolado turco em Sao Paulo para ajudar Somália.